Milad Kulesi
Son yıllarda başkent Tahran’ın sembolü haline gelen Milad Telekomünikasyon Kulesi aynı zamanda İran İslam mimarisinin izlerini taşıdığı için özel bir öneme sahiptir. Dünyanın dört büyük telekomünikasyon kulesi arsında yer alan milad kulesi mimari özelliklerinin yanısıra teknik açıdan da son derece önemli bir yapıttır. Bilindiği üzere, iletişim, içinde bulunduğumuz çağın bir gereksinimi haline gelmiştir. Aslında teknolojik ve bilimsel değerlerin ürünü olan iletişim olgusunda her ne kadar Amerika ve Avrupa ülkelerinin öncülük ettiği gündeme taşınmışsa da, şüphesiz, gerek Orta Doğu gerek İslam ülkelerinin de bu gerçekle yüzleşmeye ve bu öncü ülkeler arasında olması sürpriz olarak nitelendirilemez.
Günümüzde mimarlık disiplininin de dâhil olduğu iletişim, sanatla buluşma noktasında estetik bir değere ulaşarak somut bir hal almıştır. Bazen bir kentin simgesi, bazen bir mühendislik harikası ama en çok bilim ve teknolojinin ayaklandığı tasarımla buluşması olan iletişim, disiplinler arası hassas çalışmalarla karşımıza çıkıyor.
Tahran kentinin, turizm sembolü olması amaçlanan telekomünikasyon kulesi yapımı 1994’te planlanmaya başlandı. İlk iki yıl konumlanmak için uygun yer seçimi üzerine çalışıldı. Kule 2009 senesindeki bitmiş son durumu ile 435 m. Yüksekliğe sahiptir ve dünyanın dördüncü en yüksek haberleşme kulesidir. Dolayısıyla bimiş hali tasarlandığına göre hassas, hızlı ve hiperaktif bir çalışma temposu planının gerekliliği göz önünde tutuldu.
1994 ‘te, bu kulenin Tahran kentine ait bir simge yapı olması amaçlandığı için uzmanlar çeşitli alternatifleri araştırarak değerlendirmeler yaptılar ve sonuçta Gisha tepeleri, kulenin konumlanması için uygun görüldü. 2000 yılında araştırmalar ve kararlara istinaden temeller atıldı. 2009 senesinde birinci etap tamamlandıktan sonra kule resmen ziyaretçilere açıldı. Şüphesiz büyük bir ekibin çalıştığı bu projeyle, İran’lı mühendis ve mimarların yeteneğini sergileyen bir eser ortaya çıkmış oldu.
İlginç ayrıntılarıyla dikkat çeken kulenin yapımında 161 ton çelik malzeme ve 100,000 perçin kullanılmıştır. Bu da 3578 askeri tank yapımında kullanılacak malzemeye denktir. Yapım sonrası uzmanlarca incelenen 435 m yükseklikteki kule, Paris’teki Eiffel kulesinin yaklaşık 1,5 katı yüksekliğinde ve konumlandığı alan 5,5 futbol sahası genişliğindedir. Su basmanla aynı tekniğe denk gelen şaft beton kısmı 315 m yani 115 kat yüksekliğindedir. Zira zirvesine oturan anteni bile 120 m. dir ki, bu neredeye 40 katlı bir binayla eş değerdir.
Kulenin giriş lobisi 15,000 mk.lük (yani 3 futbol sahası) genişliğinde kapalı bir alandır. Temeli ise 12.000 mk. (yani 2,5 futbol sahası) büyüklüğündedir. Elektrik aksamı için yaklaşık 230 km kablo kullanıldı ki bu da Tahran’ın merkezinden kuzeydeki Hazer denizi kkıyılarına kadar bir mesafeyi tekabül eder. Kabloların dolaşımını sağlayan 25km boru, yani (Demavend dağının 5,5 katı), kulenin ışıklandırılmasında, 1000 adet aydınlatma elemanı, bir de 80 km. asansör şaftı kullanılmıştır bu kulede.
1,300,000 kişinin emeğinin ürünü olan bu eseri, açılışından sonra kısa sürede 40,000 kişi ziyaret etmiştir.







