Türkiye ve İran’ın Müşterek Felsefi Mirası
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, İran Kültür Müsteşarlığı, Yunus Emre Enstitüsü, Tevhidi Medeniyet Araştırmaları Merkezi ve Litera Yayıncılık iş birliğiyle, Molla Sadrâ’nın el-Esfârü’l-Erbaa adlı eserinin Türkçeye tercümesi vesilesiyle düzenlenen uluslararası sempozyum 21 Kasım 2025’te Ankara’da yapıldı. Etkinlikte Türkiye ve İran’ın ortak felsefi mirası, özellikle Hikmet-i Müteâliye geleneği çerçevesinde ele alındı.
Açılış konuşmalarında ASBÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Osman Kurt ve ASBÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Molla Sadrâ’nın İslam düşüncesindeki merkezi konumunu, altı yıl süren çeviri çalışmasının Türkiye’deki felsefe araştırmaları için önemini ve tercüme faaliyetlerinin tarihsel olarak felsefi düşünceyi besleyen rolünü vurguladı. İran’ın Türkiye Büyükelçisi Muhammed Hasan Habibullahzade ise iki ülkenin ortak düşünce birikimine dikkat çekti.
Sempozyum üç oturum hâlinde gerçekleştirildi. İlk oturumda Molla Sadrâ’da Pre-Sokratik etkiler, müşterek felsefi miras, Sadra hikmetinin kültürel kimliğe etkisi ve Sadra metafiziğinde kuvve-fiil konusu değerlendirildi. İkinci oturumda İslam tasavvufu ile Sadrâî rasyonalizmin ilişkisi, nefis-idrak bağlantısı ve ruh-beden meselesine dair Sadrâ’nın yaklaşımı ele alındı. Üçüncü oturumda varlık türleri literatürü ve insanın kemal yolculuğu üzerine tebliğler sunuldu.
Toplantıya İran’dan Prof. Dr. Golamreza Avani, Prof. Dr. Hamid Parsania, Dr. Muhammed Mehdi Gorjian, Dr. Hosein Gaffari, Hüccetü’l-İslam Ali Emini Nejad ve Hüccetü’l-İslam Seyed Ali Mousevi gibi önemli felese hocaları katılarak tebliğlerini sundular.
Program, el-Esfârü’l-Erbaa tercüme sürecinin ve eserin Türkçe literatüre kazandırılmasının önemin anlatıldığı değerlendirme oturumuyla tamamlandı. Eserin çevirisinin Türkiye’de İslam felsefesi çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını açtığı ifade edildi.






